|
Düşünüyorum da, bir insanda tekâmülün mertebesi ve yegâne kıstası yaşam sevinci taşıması ve sahip olduğu sevinci samimi bir üslupla bezeyip olabildiğine cömertçe başkalarına sunması gibi geliyor... İlk bakışta dünya üzerinde ahlaki bir konumdan, entelektüel yargılardan veya toplumsal mülahazalardan uzak görünen bu yaklaşım bence derinliğine bakıldığında hepsinden fazla değer taşıyor. Zira yaşam sevinci taşıyan her kim olursa olsun onda mutlaka has ama mütevazı bir bilgeliğin, kendine saygıdan temellenen bir başka-sevgisinin, insan emek, onur ve erdemini el üstüne tutmak için azami özenin ve acısıyla tatlısıyla hayatı her veçhesinde layıkıyla kabul etmenin dolayısıyla çırılçıplak insan içine çıkabilme cesaretinin izleri var... Adam gibi adam dendiğinde de, tercihleri, keyifleri ve tarzı apaçık ortada olan biri geliyor gözümüzün önüne. Asla böyle biri olamamakla beraber kendimden bahsetmek yerine, sizlere yaşama ve nesnelere dair tercihlerimi, keyiflerimi bu nedenle sunuyorum. |
![]() |
|
|
![]() |
|
| Erkekte;
geceleri spor ceket yerine takım , gündüzleri takım yerine spor ceket, her ikisiyle de istisnasız ipek kravat, kruvaze yerine monopeto, spor cekette tek düğme çift yırtmaç, takımda üç düğme yırtmaçsız, düz paça yerine duble paça pantolon, V-yaka sweater yerine yarım balıkçı kazak, ilik yerine kol düğmeleri, ipek yerine koton gömlek, beyaz gömlekte monogram, boxer külot yerine jockey külot, pantolonda fermuar yerine düğme, kiralık smokin yerine yazlık kışlık smokin diktirmek, hazır giyim yerine terzi dikişi, sakal bırakmak yerine her gün berberde traş olmak, ucuz traş kolonyası yerine kaliteli parfüm… yaşlı adamlarla birlikte olan genç kızlar yerine, genç kızlarla gezen olgun erkekler… centilmenlik yerine beyefendilik… kaba güç yerine derviş sabrı… metanet, cesaret, itidal, adalet ve basiret… |
![]() |
|
| İstanbul yerine Ankara'da yaşamak... yazı Ankara'da, güzü Kuzey Ege sahillerinde, kışı dağlarda, baharı Karadeniz'de geçirmek... kışları uçak yerine tren, yazları tren yerine uçak, ilkbaharda günübirlik kara yolculuğu, sonbaharda deniz yolculuğu... ucuz Batı taklitçiliği yerine ağdalı Osmanlı tarzı... Anadolu türküleri yerine Rumeli türküleri... randevu keyfi için dışarda, damak zevki için evde yemek... bara gitmektense meyhaneye gitmek... ağır sofralarda içmek yerine tadımlık çatal ucu mezelerle rakı içmek... dışarda yılbaşı geçirmek yerine evde özel yemek... menü yemekleri yerine tencere yemekleri... Fransız mutfağı yerine İtalyan mutfağı...İtalyan mutfağı yerine Türk mutfağı... Kebap yerine yöresel Antep, Urfa ve Ege mutfağı... hamur işleri yerine sebze yemekleri... et yemekleri yerine balık yemekleri... sade yağlılar yerine zeytinyağlılar... baklava yerine badem ezmesi… kahve yerine çay içmek... porselen fincan yerine lale cam bardak... sade çay yerine limonlu çay... kekli pastalı beş çayı yerine günün her saatinde gravyer peynirle simit ve çay... masör yerine chiropractor... sauna yerine Türk hamamı...çakmak yerine kibrit kullanmak.... birine sigara içmemesi söylemek yerine sigara içilmeyecek yerde sigara içmemek... hediye çeki vermek yerine sarılarak içten bir kutlama... evde yalnız futbol seyretmektense kahvede seyretmek.. .televizyonda futbol yerine salonda basketbol seyretmek... TV'de film seyretmek yerine sinemaya gitmek... operaya gitmek yerine tiyatroya gitmek...bale yerine dans, roman yerine şiir, fotograf yerine resim... spor salonuna gitmek yerine sokaklarda aylak aylak gezmek... dart tavla yerine bezik... kağıt oynamak yerine bilgisayar oyunu oynamak... çocuk oyunları yerine adult games... kuru çiçek yerine taze çiçek... sevgiliye gül, dostlara mevsimin kır çiçekleri... | ![]() |
|
|
Çıkmak yerine aşık olmak... aşk ilan etmek yerine şiir yazmak... vaatler yerine bağlılık... ilişki yerine tutkuyla bağlanmak... birlikte olmak yerine sevişmek...konuşmak yerine bakışmak...evlenmek yerine birlikte yaşamak... güzellik yerine kişilik... yalan söylemek yerine susmak... başıbozuk bir serkeşlik yerine disiplinli bir özgürlük...öğleden sonra uyumak sabaha kadar çalışmak... sadece yaşıtlarınla dost olmak yerine herkesle ahbap olmak... akıllı konuşmalar yerine havadan sudan laflamak... ciddiyet yerine mizah... kesin garantiler yerine hesaplı riskler almak... kutsallık adına dünyadan, dünya uğruna kutsallıktan vazgeçmemek... mabetteki Tanrı yerine yüreğindeki Tanrı'ya inanmak... açık yürekli dürüst bir kapışmayı kaypak, ikiyüzlü ama mesafeli bir konuşmaya tercih etmek... öfkeyi içinde tutup kinle mayalandırmaktansa içi dışı bir asabiyet kisvesini giymek... ayıbın ve edebin ölçüsünü insanın zihinde ve vicdanınla aramak... varlıkta ve yoklukta hakikat'i aramak... velhasıl ölüm yerine hayat... |
![]() |
|
| Resimler : Rick Berry |




