yürümeyi bilmezdim ben, durmayı ve konaklamayı

sende durdum, odalar kurdum yerim yurdum ol diye

 

güveni tanımazdım, ürkekti bakışlarım, adımlarım kısaydı,

sana çiçek tomurcukları, göçmen kuşlar ve toprak gibi güvendim

 

bağlılığı tanımazdım, el ele düğümlenmeyi, eşyaya köklenmeyi

senle yoktan varolana, hiç yoktan doğmuşluğa bağlandım

 

gülmeye korkardım,  uluorta savrulmak sanırdım neşeyi

senin gülümsemendir şimdilerde hayata katan beni

 

diklenmeye çekinirdim, en boş en kof ürkülerde bile yiterdim

senle cesaretlenirim, aşmaz artık haddimi kötülüğün ürküsü

 

dokunmayı öğretmemişti bana kimse, sahici olanın esaslarına

sensin parmaklarımı sımsıkı tutup dokunduran yakmayan ateşlere

 

konuşmayı çok konuşmayı, dünyadan geçişime işaret sayardım

senle yapmaya, mümkün kılmaya ve devam etmeye başladım

 

yedirmeyi beceremezdim, giydirmeyi ve açıkta kalanı örtmeyi

senin şefkatindir, sabrındır beni de müşfiklerin sırasına koyan

 

tamamlamayı ve tamamlanmayı esirgemişti hamlığım benden, eksiktim

senle tamamlandım çünkü sen birsin, noktadaki alemsin, teksin tamlığınla

 

ne sevilmeyi ne sevmeyi tatmıştır, yoksul bedenim ıssız ruhum senden evvel

senin aşkındır ben oluşumda saklı sır, sen ey AŞK sebebsin bana


Nisan 2, 2006