Renklerini çıkarmayı beklemiştim, bir ilişkinin 
Renklerini anılardan süzerek dolunaya getirmeyi. 
Şimdi uçuk da olsa, yüz yüzeyiz 
Geçmiş ağırlığının renk ayrımları, 
Sevinçten çok acıdan dokunmuş çocukluk giysileri, 
Onların uçurumlu renkleri, belirsiz kıvrımları, 
Seni örtüyor, beni örtüyor, 
Alıkoyuyor geceden bundan böyle, 
Gündüz ise ... O her zaman uzaktı !. 
Aşağılık belirtileri sahipliğin, 
Birleştiremedi ne geceyi ne gündüzü. 
Kölelik yetişemedi aralık paylarına sevincin. 
Bilincin yüklerini attıkça omuzlarımdan 
Şimdi solduruyorum canlarını 
Taşkın kırmızının yeşil çoşkunun. 
Geriye mavi bir taş, belirsizlikler taşı, hüzünlü kabuk kalıyor yine ! 
Dönemiyorum artık ezen bilgisiyle sınırı çizilmiş geçmiş renklerine; 
Böyle karşı karşıyayım geri çekilen farkların ağıdıyla !... 
Gölgesi; renklerin uçurumlardan koyulaşan 
Dikkatsiz kıvrımları giysilerimizin seni örtüyor, beni örtüyor 
Alıkoyuyor geceden bundan böyle, 
Gündüz ise, o her zaman uzaktı.


Nisan 2, 2008