Hamlığımdan olgunluğuma
Sapmışlığımdan arınmışlığıma
Yüceliğimden güzelliğime
Görkemimden ermişliğime
Ayrılığımdan birleşmeme
Kaçışımdan kavuşmama
Basitliğimden zarafetime
Kabalığımdan şefkatime
Varsıllığımdan yoksulluğuma
Bildiğimden cehaletime
Etimden kemiğime
Kanımdan iliğime
Işığımdan karanlığıma
Aklımdan aptallığıma
Yer berimden yer öteme
Ayağımın ucundan öbürüne
Aya girdiğim günden çıktığım güne
Kayboluşumdan ilk görünüşüme
İzlemekten kovalayışıma
Savaş atımdan ceylanıma
Bahar rüzgarımdan fırtınama
Dallarımdan gölgeme
Gölgemden nimetime
Nimetimden üzüntüme
Üzüntümden benzerime
Benzerimden eriyişime
Eriyişimden açıklığıma
Açıklığımdan dinginliğime
Geçsem de böyle nice halden nice hale ben,
Varolan içimde başkası değil kendi kendimden
Öyleyse kime karşıyım, kime cephe aldım
Kimin safındayım, kimin yanındayım
Bir başınayım, kimi yardımıma çağırayım
Kanıyorum, yaralıyım kime bağırayım
Saldıran benim, saldıran benim elim
Saldıran olmadan da yara alır kalbim
Kendimi savunmaya hiç gerek duymam
Önemi yok çünkü hedefi şaşırmam
Çünkü ben benden başkası değilim ki
Çünkü ayrılıkta, ölümde buldum kendimi
Öyleyse aşkımdan ötürü kınamayın beni
Sevdiğimden ayrılmaya hiç dayanamam ki.
Nisan 2, 2010