"İnsan doğasının "iyiliğine" duyulan inanç, insanların yaşantılarında bir hoşluk ve bir avuntu kaynağı olmasını bekledikleri ama onlara felaketten başka birşey getirmeyen en kötü yanılsamalardan biridir. " Freud

I.

Aşık, tutkusunu her şeye ve herkese karşın bir değer olarak öne sürer. Umutsuzluk anlarında onunla savaşır, düzenli olarak kendini toparlama kararları alır, sevmemek için sahip olduğu gerekçeleri çaresiz bir kesinlikle kendine açıklar, fakat içinden gelen bir ses ona "biraz daha dayan" der. Aşık, askta yürümeyen her şeyin karşısına  "ondan değerli bir şey yoktur" kesinlemesini çıkarır. Oysaki insani boyutta değerli olan şeyler, özellikle zayıflık dönemleri, çekingenlik krizleri, güçsüzlük duygusu, duyguların kaotik karmaşası , kısacası benliğin aşka dair kendi kendine yarattığı bu kesin düşünceye gore asagilik sayilan seyler, ask hayatinin kendine has yenilgileridir.

Askta inisiyatifi kaybetmek gerekir. Insiyatifi kaybetmek, uzaktaki sevgiliyi ne kovabilmek ne icine alabilmek, ne elde tutabilmek ne de onun hakkinda bildiklerini ozumleyebilmek demektir. Sevmek ne icte  ne de dista olan, ne hapsedilmeye ne de unutulmaya izin veren bir yuzle iliskiye girmektir. Insan sevdigi kisiye kapisini kapatamaz, ama kapiyi onun üstune de kapatamaz. Gulunc hatta budalaca olan bu durum askin sarsilmaz gucunun ve olasi yikiciliginin da temelidir.

II.

Insanin asktan alacagi en cilgin keyif, hicbir sey ele gecirememek, ulasmanin mumkun olmadigi seye hic durmaksizin yaklasmak, cezbetmek, dokunulmaz bir teni aramaya calismak ve asiri mutluluk veren bir kafa karisikligi icinde mesafenin ve otekinde sakli olan sirrin kaderine hukmedememek, busbutun bu kadere yenilmektir.

Ask, sevgilinin gizemine, mesafesine, kapaliligina, en samimi anlarimizda bile asla bizim yanimizda olmama haline olan bagimliliktir. Onu sevmemizin nedeni herkesten farkli niteliklere sahip olmasi degil dupeduz ve bizzat farkli olmasidir. Bu nedenle tutku ve sevgiliyi yuceltmek asla abartmak veya husn-ü kuruntu hali degildir. Bilakis tutku, kendisini gostermeyen sevgiliyi cirilciplak birakabilmek icin, sevgiliyi zekanin da eslik ettigi uyusuk ve siradan duygulardan soyutlayarak onun kendiliginde farkli olanla bikmaksizin konusmaktir.

III.

Asik ozgurluk ister ama baskiya katlanir. Insanin butun siginaklarini terk ederek kendini ortaya koymasi, kendini adamasi ve bogun egmesi, olup bitende sonsuz ozgurlugun efendisi Tanriya vardigini soylemesi baska nasil aciklanabilir ki ?

IV.

Oksama basit bir el gezdirme degildir. Sekillendirmedir. Baskasini oksarken oksayisinla parmaklarinin altindaki tenine hayat verirsin. Oksama adeta baskasina can veren bir kutsama torenidir. Arzulanan varlik kacmasin diye ve kendimizi onun bakisi altında yasamaktan kurtarmak icin arzulanan varligi kendi tenine hapsetme girisimimizdir. Baskasinin kendi bakisindan ve ozgurlugunden vazgecmesi icin kurdugumuz bir tuzaktir.

Sevgilinin tenini oksamakla, gonulu oksamak arasinda bu bakimindan hicbir fark yoktur...