Mehmet Nadir,
Yahu başım fena halde belada, adamım... felek bir çarptı, bodoslama çanak çömlek üstüne oturduk... şu "Gönül Adami" tarzı yazma üslubum nedeniyle, hepten mizah dergisindeki karikatür tipine benzedik... hoş hakikaten de benziyorum ama... ben iyice abarttım herhalde... kendimi cem-i cümleye anlatmak gereği hatta mecburiyeti hissediyorum, iyicene... destur eylersen, mertlik edip sirkatim arz edeyim...
her şeyden önce öyle dışardan göründüğü gibi her daim sabahtan aksama dertleri meze yapmıyorum, be abim... kasvetlere saklanmıyorum... gündelik ivir zivir haricinde abukluk, kabızlık bir halim yok, eyvallah... inanmıyorlar ama ben de GÜLEBİLİYORUM... hatta katıla katıla hönküyorum... gülmekten çatladığım dahi oluyor... mesela bugün sabah kalkar kalmaz, bizim evdeki diger sakinlerin aksam acik unuttugu balkon canimindan giren bir güvercinin, olayin müsebbibi olan zatin yorganina pisledigini görünce, resmen yarildim... mübarek hayvan talih kusu misali yapacagi yeri bilmis... dahasi ....vatandas olayin farkina varmadan uyandi... "dün gece rüyamda kus gördüm, hayirdir insallah" oldu ilk sözleri... hayirdir, hayirdir ki hem nasil... mesela bu olaya gülmekten catladim... yani gülmekten yana ne fizyolojik ne psikolojik bir mazarim yok... çok sükür...sonra espri falan da yapabiliyorum... fikra anlatabiliyorum... bak sana hemen aklima gelen birini nakledeyim...
efendim firavun Misir halkinin basibozukluguna acaip hiddetlenmis... bir ferman yazdirip millete haddini bildirmeye karar vermis... cagirmis katiplerini... malum o devirde papirus var ama önce tas tabletlere kaziyorlar, garanti olsun diye... baslamis öfkeyle yazdirmaya...
"ben" demis... katipler hemen tik tik tik "Günes Kral" resmi kazimislar... "Misir halkinin" ... derhal bir "Misir" figürü kazinmis... tik tik... "anasini" hemen bir yasli kadin resmi.... tik tik tik ... "avradini" sipsak bir genç kadin resmi .... tik tik tik tik ...... "s....yiimmm" demis ... yasli katip derhal bir penis resmi kazimis... genc olan öbürü öyle duruyor... yasli katip genç olana dönmüs "yazsana oglum, ne bekliyorsun" demis... genç olan "yazacagim, yazacagim da, penis tek testisle mi, çift testisle mi kaziniyordu, hatirlayamadim"
bu örnek ispat eder ki, küfür de edebilirim agiz dolusu... pis muhabbet de yapabilirim... paso geyik muhabbeti de geçerim, hani yerinde... meclisinde... pis bir herif sayilirim... dehsetli günahlarim, kusurlarim vardir... kirmizi isikta gecerim, Fenerbahce hastasiyim... Sakaryada bira içerim, gelen geçen kizlari keserim... zamaninda kafa da bulurduk... erkek muhabbeti yaparim... açik havada rahatladigim olmustur... sarhos olurum... magandalik kategorisinde saglam ilk on girebilecek adetlerim vardir.. simdi yer darligindan sayamiyorum...
velhasil herkesler nasilsa ben de öyleyim... ne eksik ne fazla...
efendim diyorlar ki; salon adamisin, kitabisin, ingilizsin falan fesmekal... nerede yahu... ben kim bunlar paye ise, bu payelere yaklasmak kim... bizimkisi esege semer vurmak... artik biraz bitimiz kabardi, cemiyet içinde... kibar bir meclise gidecek olursak, kravat takiyoruz... bakiyoruz, beyzadeler smokin falan giyiyorlarsa biz de altta kalmayalim yaban durmayalim diyoruz... o kadar...
simdi, gelelim "GAM", "HÜZÜN" makamlarina... "DEM" erkanlarina... ve benim gibi fesata batmis bir günahkarin neden cüceligini, çaganozlugunu bilmeyip, boyunu posunu asan kutuplara yaslamasina... anlatayim abim,
Mehmet Nadir abi... bir defa ben insan severim... insana dair herseyi severim... hudutsuz, kaidesiz, sartsiz herseyiyle insani severim... ve insani her ölçüde esitlikle, muhabbetle muhattap almaya gayret ederim... Babadan böyle gördük, hocam bilmeyiz baska türlüsünü... mesela ben simdi bir adem ogluna dehsetli öfkelendim diyelim kapisdik, kirdik döktük ortaligi... iste bu marazadan sonra benim aklima ilkden ne gelir biliyor musun ? "yahu", derim "kimbilir vatandasin ne derdi vardi, geldi benim gibi bir deliye tosladi..." veyahut " ulen, çok fena konustum, bir el verse büyüklük etse de, ben de kusurumu affettirsem, hani üç kurusluk ömürde kul hakki hesabi.." iste böyle... yani sizden farkli birsey düsünmüyorum, aslinda...
sonra vatandasin acisi var, iztirabi var, derdi var, tasasi var, müskülü var... siz ne yapiyorsunuz, sirtinizi mi dönüyorsunuz ? yoooo, elden ne gelirse yapiyorsunuz degil mi? ben de öyle ediyorum... ne var bunda... digemkarlik, gönüldaslik, "empahty" ne derseniz deyin, hepimizin harci olani esirgemiyoruz? bende ki bir baskalik degil be abim, ama öyle anlasiliyor gibime geliyor... korkuyorum bu sorumluluktan... sonra insan bu abim, bugün ona yarin bize... bilemiyorum, haksiz miyim ?
ama keza eseklik bende yine... uluorta geziniyorum ya, benimkisi göze batiyor... terbiyesizlik ki, ne edepsizlik... yapacaksan bir iyilik, yap unut iste, ne diyesi "aferin" bekliyorsun ki... sonra bir de üstüne üstlük utanmadan mizmizlanma... yok "felakate ugradim", yok "efkarlandim" farta furta... basiyorum kalayi kendime ama nafile... neler geçiyor aklimdan bir bilsen...mesela düsünüyorum da ...
"dünyada tek dert beninki mi? insanlarim, güzellerim yaziyor mu, bak hiç? bilmiyormusun sanki, çogunu kendince ne çileleri var... agizlarini açiyorlar mi ? tek satir yaziyorlar mi ? dünyanin hali diyorlar, yollarina gidiyorlar... sen de agla, babam agla...ne zaman adam olacaksin? sende umut yok ama, milletin içini ezmeye ne hakkin var yahu? çekil köşene...sevmissen sevmisin kime ne ? özlemissen özlemisin kime ne ? kendin giy, kendin çikar çile hirkasini... birak artik, su meme isteyen bebek pozlarini... erkek ol... adama yuh derler, madara olursun sonra sonra... bu kafa ile mutlulugu da iskalarsin, bedbaht olursun mazallah... "
ama Mehmet Nadir abim, olmuyor olamiyor... huylu huyundan vazgeçmiyor...niye böyleyim diye soruyorum kendime... kusurum nerede... söyle bir sinopsis çikiyor karsima, aynaya bakinca...
Insani muhattap aliyorsan, ilk elden soracaksin..."bu Canlar ne istiyor, ne diyorlar" diyeceksin... insana dikkat edeceksin... gerçekten senin söylediklerini dinlemek istiyorlar mi, anlayacaksin... sonra diyalog tesis edeceksin... hallerini, vakitlerini ögreneceksin... insana kafanin içindeki kaliplarla, kuruntularla degil adam gibi gideceksin, anlayacagin... ve haddini bileceksin... öyle dandirik pozlar attirmayacaksin... yapacaksan, konusmadan reklama girmeden yapacaksan... ha, insanlar seni de anlasin istiyorsan, önce verecek sonra alacaksin... "az veren candan çok veren maldan" ölçüsünü kaçirmayacaksin... az çok ne gelirse makbulün olacak... senden gidene bakip da getiri götürü muhasebesine baslamayacaksin... meclisten tornistan etmeyi bileceksin... dogrudan olacak, edebiyat yapmayacaksin... efendi olacaksin... sevdin mi açikca söyleyeceksin... özlüyorsan açikca anlatacaksin... arka yollara sapmayacaksin... dilin yüreginin aynasi olacak... bunlari düstür edinmeyeceksen, çikmayacaksin er meydanina... yoksa adami büzerler...
iste GÖNÜL makamlari da bu saiklerden, özetle insan severlikten, muhattablik hallerinden, digerkarliktan, bizim de birgün basimiza elma düser hesabiyla sefkati bol tutmak inancimizdan geliyor... yani kuru kuru lafazanlik hepsi... ha bir de unutmadan söyleyim, ben en çok insanin gülümsemesini severim, Canlarin gözlerinin içinin piril piril parlamasini... büyük gayretlerim bu meyaldedir... birilerini bir vesile ile mutlu ettigimi bilersem, bu sevinçle beslenirim... bir nevi palyaçoluk, saklabanlik... yani bizim de nesemiz buradan filizlenir... bilmem anlatabiliyor muyum?
Hey gidi Mehmet Nadir abi, hey... aksam aksam seni de aldim karsima içini ezdim... yok abim benden gerçekten adam olmaz... Cumartesi aksami... saat olmus on... çikip barlara gidebilirim... esle dostla muhabbet edebilirim... geyige yazilirim... hani belki kismetimiz acilir... ne bileyim bir sürü güzel, neseli sey yapabilirim... ben ne yapiyorum sana bir saatir mail yaziyorum... esek geldik esek gidecegiz... yok hocam yok, bu isin sonu b.k :-((((
kendimi kandiriyorum...
neyse, ben uzayim... canim da bir bira çekti ki sorma gitsin... vakit de geç olmadan, söyle bir piyasaya açilayim... tedavüle çikayim... iki devirip, güzelleselim... yarina Allah Kerim... :-))) bakarsin, odun kirmaya giderim... Çikrikçilarda Mustafa Tosun Ustama, bakir dövmeyi anlattiracaktim kaç zamandir, belki onun dükkanina giderim... veya Defne ile horoskop çizeriz... yildizlar ne söylüyor bu aralar, meraktayim epeydir... bir de yeni bir "mürdüm erigi hosafi" tarifi aldim, onu denemek gerek... degisik bir usul, bilmiyordum...visne likörlü, bademli falan filan... aksama da hali saha... neyse yapacak "mutluluk" verici bir sey buluruz, elbet... varsin sevgiler uzakta olsun...
yeter ki, tipik bir Yengeç burcu erkegi olarak, abartarak aglama vaziyetlerimize bakilip da baska halta elimiz varmiyor, "mutlulugumuz" eksik sayilmasin... :-)))))
Ikiz Kardesin, (sizi severim, tabirimi hos görecegine inaniyorum)