Sana bu sayfayı odada asılı o muhteşem güzel ve her gördüğümde aramızdaki kopmaz bağı hatırlatan resmi koyarak açmak istiyordum... fark etirmeden alamayacağım için şimdilik eksik.. ama sen bu sayfayı okuduktan sonra alır rahatlıkla koyarım...
kimi kardeşler vardır gün içinde kırk defa konuşmasalar, denk getirip görüşmeseler içlerini sıkıntı basar... haniyse yapışıktılar... kimileri ise çok uzak, ne karışır ne görüşürler... biz ise seninle aynı hayatın yakın-uzak günlerini yaşadık... yaşıyoruz... çileler, dertler birbirimize ve kendimize getirdi... sevinçler varsın ayrı gayrı yaşasın denildi... gün oldu, gece kalkıp üstünü örttüm, gün oldu aramaya elim varmadı... hayatıma düştüğünden beridir, ne olup bitti ise son nedende benim bir başınalığımdan, bazı bazı kapkara bencilliğimdendi..
ancak biliyorsun zaman insanı kesip biçiyor bildiğince... baba olduktan sonra öyle çok şeye bakışım değişti ki... olgunlaştığımı söylemek haddime değil, ama görme kusurlarımı daha keskin farkeder oldum... çocuklar senin etrafında canlarından parçaymışcasına , dolaysız ve kaygısız dolandıklarında ve sen onlara kul köle olduğun da, bil ki içimden çıkan o canlar aslında sana söylemek ve yapmak istediklerimi yapıyorlar... benden bunları geçen giden zaman içinde az gördüğünden yakınıyorsan, üzülme kabahat benimdi... ama işte al sana Tanrıdan iki melek getirdim, kendimi affettirmek için... lütfen, canımın canı Bacım kabul eyle...
gerçekten yüreğinde gıdım kötülük taşımayan Bacım, saflığın timsali Bacım, sana da başka ne armağan verilir ki...
melek gibisin ancak melekler seni anlar... gördüğünce anlıyorlar da... hiç kopma, hiç ayrılma yanlarından...benim için isyanlara geldiğinde, öfken kabardığında bile hayatta herşeye karşı o iki meleğe bak... elimin sıcaklığını onlara verdim...
yıllar geçti... artık genç değiliz, zamanın çarkları hızla geçişe yaklaştırıyor, bizleri... ha bugün ha yarın, ha bir lahza sonra... bilinmez ne zaman, ama bildiğim olacak bir zaman... o zamana değin, bil ki yanındayım... geride bıraktığımız ahvalde senden ne çaldıysam belki yerine koyamam... fakat, tek bir şey yapabilirim... yalnız olmadığı bil, çünkü ben varım... nasıl ki, sen varsan...
bil ki, asla yalnız değildin sadece öyle görünüyordu...
bir kardeş bir kardeşe borçlu değildir, gerisine düşersen... onlar aynı hayatı yaşar... birbirimize emanetiniz... sen buna daha fazla sadık kaldın, ben bencileyin çırpınırken... bana bir tek şey için söz ver, gün olur gittiğimde kuzularıma bana sunduğun o emsalsiz sevginden sun... koyabiliyorsan içine benden de koy...
dediğim gibi, tüm hayatıma senden öyle çok şey koyuyorum ki... minnettarlığımın sonu yok, sana karşı...
o nedenle Bacım, seni öyle çok seviyorum ki... güldüğünde yüreğim kanatlanıyor, ağladığında dünyam kararıyor...